CHP Hessen, Rheinland-Pfalz, Saarland Birliği

CHP Hessen, Rheinland-Pfalz, Saarland Birliği -

Cumhuriyet Bayramı Etkinliğimiz

Bilgilerinize:

CHP Hessen, Rheinland Pfalz ve Saarland Birliğimiz 04.11.2018 tarihinde bütün temsilciliklerimizin destekleyeceği Cumhuriyet Bayramı etkinliği düzenliyor.Lütfen çevrenizle paylaşınız.Etkinligimize bekliyoruz…

Saygılar
CHP Hessen, Rheinland Pfalz ve Saarland Birliği

Yurt Dışı Seçmen Kütüğüne Kayıtlı mısınız? Son Gün 12 Mayıs 2018!

Değerli vatandaşlarımız,

Yurt Dışı Seçmen Kütüğüne Kayıtlı mısınız?

Eğer Yurt Dışı Seçmen Kütüğünde kaydınız yok ise 12 Mayıs 2018 Cumartesi tarihine kadar adres beyanında bulunarak kaydınızı yaptırmazsanız oy kullanamazsınız!

Lütfen aşağıdaki linke tıklayıp, özel bilgilerinizi girerek kaydınızı kontrol ediniz.

https://secmen.ysk.gov.tr/ysk/secmenBilgiYurtdisi.jsp

 


Kaydınız yok ise lütfen aşağıdaki adres beyan formunun çıktısını alarak, doldurunuz.Adres Beyan Formunu kayıtlı olduğunuz Başkonsolosluğumuza doğrudan kendiniz teslim ediniz.Bunun için özel randevu almanız veya sıra beklemeniz gerekmiyor.Kısa sürede kayıt yaptırabiliyorsunuz.

Adres Beyan Formunu indirmek için tıklayın

Adres Beyan Formu

Adres Beyan Formu Doldurma Örneği

VEKİLLERDEN BÜTÜN TOPLUMU TEMSiL EDEN DEMOKRASİ ÇAĞRISI

VEKİLLERDEN BÜTÜN TOPLUMU TEMSiL EDEN DEMOKRASİ ÇAĞRISI

İŞTE 15 VEKİLİN İMZASI BULUNAN O BİLDİRİ

Bu, uzun yıllar akademide görev yapmış Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin, günümüzün ağır ve bunaltıcı koşullarında büyük bir özveriyle bilime, ülkesine ve toplumumuzun refahına katkı yapma mücadelesi veren tüm akademisyenlere dayanışma çağrısıdır. Ülkemiz, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Toplumumuzun en az yarısını temsil etmeyen bir hükümetin hataları, Türkiye’yi sosyal, siyasal, ekonomik olarak geri dönülmesi zor bir uçuruma doğru sürüklüyor. Kendisine yönelik hiçbir eleştiriye tahammül gösteremeyerek bütün uzlaşma kanallarını tıkayan hükümet, bilimsel özgürlük ve demokrasi taleplerini uluslararası bilim topluluğu mensupları ile paylaşan akademisyenleri “ülkesini şikâyet etmekle” itham ediyor. Büyük bir sevgiyle bağlı olduğumuz ülkemiz ve bir parçası olduğumuz toplumumuz bizim en değerli varlıklarımızdır. Ortada bir sorun varsa bu ne bilim insanlarımız ne de toplumumuzdur. Sorunun kaynağı ve kendisi ülkemizi daha önce sahip olduğu saygın konumdan çok aşağılara çeken yöneticilerdir. Biz onları kanunlara saygılı olarak ve demokratik yollarla yenmeye iktidardan uzaklaştırmaya kararlıyız. Kimse kuşku duymasın ki, bizler bu sorumluluğumuzun tam bilincinde olarak hareket etmekteyiz. Değerli akademisyenler, sizlerin bu mücadelemize daha kararlı ve daha fazla katkı vermesi mücadelemize büyük güç katacaktır. Bu ülke bilimde, kültürde, edebiyatta, sanatta, sporda en yüksek başarı ölçütlerinde faaliyet gösteren insanları yetiştirmeyi başarmış bir ülkedir. Siyasi iktidar çok iyi bilmelidir ki Türkiye Atatürk’ün anlayışı doğrultusunda diğer uluslara ve tüm dünyaya düşmanca gözlerle bakmayan milyonlarca aydın insanın yaşadığı bir ülkedir. Ama altını özellikle çiziyoruz ki demokrasi sayesinde elde ettiği iktidarı kötüye kullanan bir liderin ve partinin hatalarının, ülkemizin ve toplumumuzun dışlanması ve cezalandırılmasını için kullanılmasını kesinlikle reddediyoruz. Aynı koşulları bahane ederek Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerini askıya almaya çalışan kimseleri ve uluslararası aktörleri şiddetle kınıyoruz. Bizler uzun yıllar boyunca demokrasinin kurumsallaşması, daha ileri düzeylere taşınması, insan hak ve özgürlüklerine en üstün standartların çıkartılması için mücadele verdik. Ülkemizde bugün de bu mücadeleyi vermekte olan yüzbinlerce bilim insanı, sanatçı, edebiyatçı ve sporcuyla birlikte aynı yolda yürüyor olmaktan büyük gurur duyuyoruz. “Barış İçin Akademisyenler” adlı 1128 imzalı bir bildiri, AKP Hükümetinin büyük bir tepkisiyle karşılandı. Bu bildiriye imza atan akademisyenlerin neredeyse tamamı soruşturma geçirdi. İçlerinden birçok sayıda kişi işlerinden atıldı. Bazı üniversitelerde hükümet yanlısı kesimlerce fiziki saldırılara uğradılar. 15 Temmuz 2016 günü yaşanan darbe girişimi sonrası devlet içinde kanunsuzca yapılanan unsurlara karşı başlatılan operasyonların içerisine bu kişiler haksızca dâhil edildi. Bu metne imza atan akademisyenler, Türkiye’de farklı üniversitelerde çalışarak bilimsel çalışmalara katkı koymuş insanlardır. Bizler, meslektaşlarımıza yönelik baskı uygulamalarına şiddetle itiraz ediyoruz ve bu konuda tüm Avrupa’ya dayanışma çağrısında bulunuyoruz. Avrupalı çok sayıda siyasetçi, bilim ve kültür insanı Türkiye’de yaşanan insan hakları ve hukuk ihlallerini yakından takip etmektedir. Onlardan beklentimiz Türkiye’yi toptan cezalandırmaya dayalı yaklaşımlardan kaçınmalarıdır. Bu yönde atılan adımlar aksi netice vermekte, otoriter rejimin baskılarının daha da artmasına yol açmaktadır. Türkiye’yi dış dünyadan soyutlamaları, kendi içine kapatarak baskı rejimini sürdürmelerini kolaylaştırmaktadır. Hükümete “Avrupa’nın tamamının Türkiye düşmanı olduğunu” kanıtlayarak otoriterliğe meşruiyet kazandırma imkanını vermektedir. Ülkemizde yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerimiz ve barışın sağlanmasına yönelik çözüm önerilerimiz ‘Barış İçin Akademisyenler Bildirisinde’ yer alan görüşlerden önemli farklılıklar içeriyor. Şunu özellikle vurgulayalım ki bizler mevcut tüm çatışmaların ve terörün barışçıl yollarla sona erdirilmesini istiyoruz. Öte yandan, biz katılmıyor olsak da insanların fikirlerini özgürce savunabilme hakkını sonuna kadar savunuyoruz. Bizim anlayışımız büyük filozof Voltaire’in “Fikirlerinize katılmıyorum, fakat onları savunma hakkınız için hayatımı feda edebilirim” sözleriyle ifade ettiği anlayıştır. Soruna bakışımız ve çözüm önerilerimiz, söz konusu bildiri metninden farklılıklar gösteriyor olsa da, bu yıkıcı soruna çözüm getirmek için iyi niyetle yayınlanan bir bildiriden dolayı hiç kimsenin haksızlığa uğramasını ve cezaya çarptırılmasını kabul edemeyiz. Binlerce akademisyenin haklarını savunmak için açlık grevi yapan iki akademisyen, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, yaptıkları protestonun ülkede geniş çapta duyulması ve ses getirmesi sonucu tutuklandılar. Sağlık bakımından çok kötü bir durumda olmalarına rağmen hala tutuklular. Üstelik basında sorgu sırasında kendilerine insanlık onuruna yakışmayan sorular sorulduğu haberleri yer alıyor. Onun kadar acı olan bir büyük ülkenin hükümetinin, bu eylemden böylesine ürkmesi, bu iki akademisyenin varlığına bile tahammül edemez hâle gelmiş olmasıdır. Türkiye’de iktidarı askeri darbe ile devirmeye çalışan tüm güçlere karşı durduk ve karşı durmaya devam edeceğiz. İster iktidardan ister muhalefetten gelsin, demokrasiye yönelik saldırılara karşı mücadelemizi demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla birlikte yürüteceğiz. Saldırıda bulunanların hak ettikleri cezaları almaları gerektiğini savunuyoruz. Ne var ki hak kaybına uğrayan ve siyasi görüşü ne olursa olsun suçluluğu kanıtlanmamış insanların, kendilerine asla isnat edilemeyecek suçlamalarla tasfiyeye tabi tutulmalarını ve cezalandırılmalarını kabul etmedik etmeyeceğiz. Özellikle sosyalist, sosyal demokrat ya da liberal görüşlere yakın ve demokrasiye yürekten bağlı suçsuz olduğu hâlde dini bir cemaate bağlı olduklarına dair yalan iddialarla görevlerine son verilenlere yapılanları asla kabul etmiyoruz. Bizler Türkiye’de Barış İçin Akademisyenler Bildirisine imza attığı için haksızlığa uğrayanlar ve cezalandırılanlar başta olmak üzere, tutuklu milletvekilleri, basın mensupları, öğrenciler ve suçsuz oldukları hâlde cezalandırılan tüm diğer kişilerin hakkını savunma mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Tüm değerli akademisyenlerimizi; Türkiye’de akademisyenlerin düşüncelerini ifade etmekten korkmadıkları, özgür düşüncelerinden dolayı hedef gösterilmedikleri, bilim insanı olarak fikirlerini sorunsuzca ifade edebilecekleri demokratik bir üniversite ortamını tekrar sağlamak için harcadığımız çabalara katkı koymaya; Özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelemizi tam bir sorumluluk anlayışı içinde ve cesaretle hep birlikte vermeye, Birinci sınıf bir demokrasinin Türkiye’de, Avrupa’da ve tüm ülkelerinde yerleşmesi mücadelemizde dayanışmaya çağırıyoruz.

CHP PARTİ EĞİTİMİ PROJE ÇALIŞMASI

HUZUR EVİ ZİYARETİ

1. Ziyaret: 09.04.2017 08:00 – 09:30

Katılanlar: Saniye Özkurt

Turan Akpinar

Vahap Aslan

Hedef kitle: 15 bayan ve beyden oluşan yaşları

55 den 91 e kadar değişen Türkiye kökenli yaşlılar.

Bakıcılar: Nazan

Hatice Kılıç

Saat 08: oo de huzur evine intikal ettik, çay kahve hazırdı, biz kahvaltıyı hazırladık ve servis yaptık, kahvaltı esnasında yaşlılar ile sohbet ettik, CHP li olduğumuzu söyledik ve kendilerini tanımak istediğimizi, huzur evinde durumun nasıl olduğunu sorduk, Türkiye´nin değişik şehirlerinden (Adana, İstanbul, Trabzon gibi) 30 a yakın yaşlı bu huzur evinde kalıyorlar.

Siyasi düşünce olarak çoğunklukla Erdoğan (AKP değil) taraftarları. Bakıcılar ve

mutfak görevlisi demokrat oldukları nedeniyle 8 hayırcıyı daha önce sandığa götürmüşler. Biz

ancak referandurmun son gününde gidebildiğimiz için sandığa kimseyi götüremedik.

Huzur evi Frankfurt Belediyesi tarafından işletilmekte ve 220 yaşlı burda kalmakta.

30-40 bakım personeli varmış.

Bir kaç defa daha geleceğimizi söyleyerek saat 09:30 gibi ayrıldık.

2. Ziyaret: 13.04.2017 saat 14:00 – 16:00

Katilanlar: Emine Demir

Saniye Özkurt

Turan Akpinar

Gazi Gülec

Görevliler: Hatice Kılıç

Yıldız Karaca

Ayrıca CHP üyelerinden Sadık Nazenin ve Bünyamin Özel müzikçi olarak katıldılar

Katılan yaşlılar: 13 kiii.

Saniye Özkurt börek, Emine Demir kısır hazırlamışlardı. Gazi Bey baklava getirdi

Turan Bey Çilek getirmişti.

Projemizin planlamasında ikinci kez uygulamya gittiğimiz huzur evinde kahvaltı değil saat ikide çaya gittik

65/91 yaş arası türk kökenli vatandaşlar vardı her seferinde anlamasalarda bir yabancı ve alman vardı. Huzur evinde çalışan görevliler bize yardımcı oldular. Hazırladıklaımızı birlikte servis ettik.

Güvenli ve samimi bir ortam oluşturabildik, görevlilerin isteği üzerine bizim ile gelen

Saz ve söz ile yaşlılarımıza unutulmaz bir öğleden sonra sunmuşstuk.

3. Ziyaret:

03.05.2017 saat 14.00 -16.00

Katilanlar Emine Demir

Saniye Özkurt

Görevliler Hatice Kılıç

Lütfiye Kabak

Hedef kitle 15 kişi bay ve bayan yaşları 65/92 arası

Saat 14.00 da arkadaşlar ile huzur evinde buluştuk

Bizden önce Hatice hanım ve Lütfuye hanım huzur evindeki arkadaşları çay odasına getirmişlerdi

Bizleri dört göz ile bekledikleri belliydi biz salona girdiğimizde adeta gözleri parlıyordu

Saniye hanım ve Emine hanım evde kendi hazırladıkları poça, lokma ve keklderi ikramm ettiler. Çayıda görevliler demledi servisdede biz yardımcı olduk

Çok severek yediler

ÇIKAN SONUÇLAR:

Projede konulan amaç huzur evindeki Türkiye kökenli insanlarla ilişki kurup, onlardan hayır eğilimli olanları sandığa götürmekti. Bu amaç başından başarısız kaldı, çünkü izin almamamızda bize yardımcı olacak Sayın Hüseyin Kurt Bey izine gitmişti ve biz projemizi ancak halk oylamasının son günü olan 9 Nisanda başlatabildik. Ancak projenin uygulanması esnasında yaşlı ve bakıma muhtaç insanlar ile onlara hizmet sunan elemanları tanıdık. Suınduğumuz hizmet ve kurulan iletişim sayesinde CHP ye bir sempati uyardık kanısındayız.

Ayrıca oranın sakinlerinden sayın Burhan Akgün ile orda çalışan 2 görevli büyük ihtimalle CHP Frankfurt´a üye olacaklar. Kendilerini 21 Mayısta yapacağımız anneler gününe davet ettik.

Burhan Bey´le daha önceden kurduğumuz iletişim sayesinde 8 hayırcıyı sandığa götürttük.

Huzur evi sakinleri bizleri çok sevdiler, her gittiğimizde bizleri bekledikleri sevinçlerinden

belli oluyordu.

Projenin iyi bir yönüde bizi, getirdiği sosyal bir hizmeti sunmanın ve iletişim kurmanın

güzel bir yönumüzü denedik ve geliştirdik.

Ayrılırken projenin amaca ulaşması tam olmadı ama hizmet vermenin pozitifliğini yaşadık.

TAVSİYE: Bu gibi yerlerle sıcak bağlar kurulmalı ve burdaki insanlara müzik ve diğer gösteriler sunulmalı ve bu şekilde CHP ye seçmen kazanılabilir.

CHP HESSEN RHEINLANDPFALZ VE SAARLAND BİRLİĞİ ÜYELERINE CHP PARTİ OKULU TARAFINDAN EĞİTİM VERİLDİ.

4 ve 5 Mart tarihlerinde Glashüttende gerçekleşen parti içi eğitime bu 3 eyaletten

25 yönetici katıldı.

Prof. Dr. Altuğ Atıcı ve tarafından verilen kursta aşağıdaki konularla ilgili eğitim

verildi:

Halkla İlişkiler ve İletişim

CHP Tarihi

CHP Programı

CHP Tüzüğü

Sosyal Demokrasi nedir

Sosyal Proje yönetimi

Örnek Proje Sunumu

Grup Proje Çalışmaları

Proje çalışmaları esnasında 4 ayrı proje Grubu oluşturuldu.

1. Grup: Engelli insanlarla iletişim ve onları sandığa taşıma organizesi

2. Grup: Huzur evlerindeki yaşlılarla iletişim ve onların sandığa iletilmesi

3. Grup: Okullardaki sorunlu çocukların aileleriyle iletişim ve okulla aileler

arasında ortak çalışmayı örgütleme

4. Seçimlere ilgi duymayan vatandaşlarla iletişim ve onları sandığa taşıma hizmeti

Bu dört grup proje çalışmalarını 31 Mayısa 2017 tarihine kadar bitirip Parti Okuluna sunacaklar ve grup çalışanlarına Kurs Sertifikaları verilecektir.

Redaksiyon